Friday, March 4, 2011

GO Nedir Ki? - Kelebeğin Gözünden..




181 siyah ve 180 beyaz taşımız var, oyunun temelini anlamak istiyorsak 9x9 luk tahtada, mantığı anlamak istiyosak 13x13 lük tahtada ve eğer seviyemiz belirlenecekse 19x19 luk tahtada oynuyoruz.  Eğer benim gibi yeni oyuncuysanız önce www.gokgs.com adresindeki oyuncuları izlemek faydalı olabilir.  Veya daha önce oynamış bir arkadaşınızla pratik yapmanız faydalı olacaktır.

Siyah oyuna başlar ve sırayla oyuncular dikey ve yatay çizgilerin kesişim noktalarına taş koyarak oynamaya devam ederler.  Ayrıca bkz. "(Go’da kendine özgü bir taş tutuşu vardır: taşlar ikinci parmak ile üçüncü parmağın uçları arasında -ikinci parmak altta, üçüncü parmak üstte olacak şekilde- tutulur ve tahtaya bu şekilde konur)" fakat online oynadığım için bu ayrıntıyı kullanmıyorum =)

Satrançtakinin tersine taşlarımız  - eğer esir alınıp tahtadan kaldırımıyorsa - hareket ettirilmez.  Oyunumuzun amacı alan çevirmek ve en geniş taş bağlantısını bu alanda kurabilmek.  Karşı taraf bağlantılarımızı taş esir alarak veya taş yerleştirerek koparabilir ki en çok sıkıntısını çektiğim durum da budur.  Genelde oyunlardaki taş yemek, ütmek, kırmak kavramları burda alan çevirmeye hizmet etmediği sürece çok fayda sağlamaz.  En geniş alana sahip olunduğuna veya artık tahtada çevrilecek alan kalmadığına kanaat getirildiği anda oyuncular pes diyerek oyunu bitirebilir.


Henüz nasıl bir hesaplama yöntemi kullanılacağını idrak edememiş olsam da bir açıklama " Oyun sırasında alınan esir taşlar rakibin alanlarına yerleştirilir, geriye kalan boş noktalar sayılarak galip belirlenir." diyor.=)

Satrançtaki gibi katı kurallar ve sınırlı hareket dizaynları olmadığı ve her taş aynı değerde olduğu için bu oyunu insandan daha iyi oynayabilen bir bilgisayar programı yazılamadığına inanıyorum.  Benzer oyunların içinde sanatsal olanı GO dur diye düşünüyorum çünkü  hiçbir hamle, hiçbir oyun bir öncekine benzemiyor ve sonsuz olasılıklar oluşuyor.

Eğer zihnimiz neyi dizayn edebiliyorsa GO oynarken onu tahtaya yansıtabiliyoruz daha çok nöron, daha çok olasılık =D Ayrıca ava giden avlanır tarzı beklenmedik esir alınma, bağlantı kopması başımıza gelebiliyor.  O yüzden kişisel kanaatim çok hırslanmadan ve rahat bir psikoloji içersinde beyin jimnastiği ve ruhsal dizginleme olduğunu kabul ederek oyuna yaklaşılması gerektiği.

Veeeeee tam da aradığım sunumu buldum İpek'e teşekkürler ... :) 56. Slayttan sonra çok işimize yarıyor.
http://www.goizm.org/gosunum/img1.html

Arkadaşımla bugünün renklerine özel yaptığımı z toplumsal mesaj :D